Eski Bir Dostla Tekrar Karşılaşmak
- tulin erinc
- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur

14 yaşındayım. Kazakistan'a yerleşeli birkaç ay olmuş. Moralim çok bozuk çünkü okula başlayamıyorum. Babam (çok haklı nedenlerle ve iyiki) tutturmuş, beni Rus okuluna verecek. Tüm arkadaşları "Tülin'in İngilizcesi iyi, İngilizce eğitim veren okullara ver. Olmadı Kazak okuluna ver, dilde daha az zorlanır" diyor, benim Akrep burcu babam inatlara gelmiş, "bu çocuk Rusça öğrenecek" diye yeri göğü inletiyor. Ama Rus okulları çok sıkı. Eğitimleri zaten zor ama en önemlisi dil bilmeden kimseyi almıyorlar. Yani benim hızla Rusça öğrenmem lazım. Zaten orada yaşayacağım için de Rusça öğrenmem lazım. Her yerde acaip acaip biçimlerde yazılar, insanlar konuşuyor anlamıyorum, moralim yerlerde. O zamana kadar İngilizcem iyi, hem de kendim öğrendim diye dil konusunda keyfim tıkırındaydı, ama Rusçayla karşılaşınca benim özgüven sönüyor. Ne acaip dil! Dahası, öğrenmek de dert. 2000'li yılların başı. Kazakistan kapıları yeni açmış sayılır. O kadar yabancı yok. O kadar yabancıya başka bir dil, en azından İngilizce üzerinden dil anlatacak hoca yok. Preply'ı, Duolingo'yu falan bırakın, WhatsApp falan yok, daha Facebook yeni çıkmış!
Neyse babam genç bir Kazak hoca buldu. Kadıncağız bana önce bilindik yollarla Rusçayı öğretmeye çalıştı, baktı olmayacak. Bir hafta ortadan kayboldu. Kazaklar çalışkan, zora gelen insanlardır. Gitmiş bir üniversiteye, demiş sizin İngilizce üzerinden Rusça anlattığınız bir kitap var mı? Hocalarla konuşmuş. Hocalar da ona, bu yukarıdaki resimde gördüğünüz kitabı önermişler: Ovsiyenko'nun hazırladığı Russian for Beginners kitabı. Kitapçı kitapçı dolaşıp bulmuş kitabı.
Bir hafta sonra geldi. Kitabı önüme koydu. Çat pat, benimkinden bozuk İngilizcesiyle, "buradan çalışacağız" dedi. Kitabı elime alıp ilk sayfasını açtım. Aylar boyu kril alfabesi ve Rusçaya maruz kaldıktan sonra İngilizceyi gördüğüme ne kadar sevindim size anlatamam. Sonunda biraz olsun bildiğim bir yerden bu yeni hayata adapte olmamı kolaylaştıracak ince bir ip bulmuştum.
Böylece başladım Rusçayı İngilizce üzerinden öğrenmeye. A2'ye kadar bu kitapla geldim. Gerçi sonrasında başka bir hocaya, harika bir babuşka olan rahmetli Tamara Petrovna'ya geçince benim Rusça eğitimi askeri eğitime döndü orası ayrı ama bu kitabın bende yeri ayrıdır. Bana daima yuva hissi, tanıdıklık hissi, ilk bağlantı hissi verir.
Neyse, şimdi önümüzdeki aylarda bir Rusça A1-A2 sınıfı açmak niyetim olduğundan, dedim acaba bu kitabı bulma imkanım olur mu? Kapağı dışında ne adını hatırlıyorum ne de yazarını. Aradan günler geçti, Nadir Kitap'ta başka bir şeyler ararken bir de baktım benim ilk Rusça kitabım! Hemen sipariş ettim.
Çok mutlu oldum elime geçince. Ancak şimdi, otuz küsür yaşımda, o 14 yaşındaki çocuğun, belki A2 seviyesinde bildiği bir yabancı dil üzerinden, tamamen farklı bir başka dili öğrenme çabasının ve başarısının ne kadar takdire şayan bir çaba olduğunu görebiliyorum. Böyle zamanlarda kendimle gurur duyuyorum.
Dil biraz da mücadele, inat ve çaba işidir. Vahşi doğada hayatta kalmaya çalışırken ele geçen her şeyi değerlendirmeye çalışmak gibi, derin bir hayatta kalma ve başarma arzusu ister ve buna sahip olanın önünde, hiçbir dil duramaz, hiçbir gramer kuralı dayanamaz. Hedef dilinizi inatla çalışın!


Yorumlar