top of page

Hangi Dilleri Öğrenmesi Kolaydır?

  • Yazarın fotoğrafı: tulin erinc
    tulin erinc
  • 4 gün önce
  • 3 dakikada okunur


Eye-level view of a bookshelf filled with language learning books

Kolay ve Zor Diller


Bundan yıllar önce Amerika kendi ülkesinde yaptığı bir araştırma üzerine "öğrenmesi zor diller" sıralaması yayınladı. Bu listeninse başında Çince, Japonca, Korece, Türkçe, Arapça gibi diller bulunuyordu. Aslında Amerika bu araştırmada tamamen ana dili İngilizce olan insanlara odaklanmış, onlar için öğrenmesi zor dilleri belirlemişti ancak nasıl olduysa bu yayın dünyaya yayıldı ve biraz da propagandayla, genel kanı halini aldı. Tam da bu yüzden insanlar bu dilleri öğrenmeye korkar, öğrenenleri de tanrı mertebesinde başarılı, zeki, dil konusunda yetenekli görür oldu. Oysa gerçek bundan tamamen farklıydı!



Sizin İçin Zor Dil Hangisi?


Peki gerçek nedir? En azından biz Türkçe konuşurları için Japonca, Korece gibi diller kesinlikle öğrenmesi daha kolaydır (bu diller Türkçe ile yapı olarak oldukça benzerdir). Çince karakterleri hariç, basit gramer yapısıyla hızla öğrenilebilir bir dildir. Arapça yapı olarak zor olsa da, ortak birçok kelime paylaşıyor olmamızın bir sonucu olarak, bize yabancı bir dil gibi gelmez.


Sonuçta ana dilimize göre dil zorluğu değişir diyebiliriz. Bu bir yana herhangi bir dili değerlendirmek için birkaç kriter de saptadığımı düşünüyorum.


Bir dilin zorluğunu birkaç şey belirler:


  • Hedef dilin, ana dilde olmayan şeyleri içerme sıklığı

  • Hedef dilin, ana dilde olan şeyleri içermeme sıklığı

  • Hedef dilin, yapı veya ses olarak ana dilden farkı skalası

  • Hedef dili öğrenme zorunluluğu

  • Hedef dili öğrenme arzusu



Ana dili Türkçe olan ve İngilizce öğrenen biri için şimdi bu listeyi inceleyelim.


Hedef dil olan İngilizce, Türkçede olmayan şeyler içeriyor: cinsiyet kelimeleri, a/an/the gibi artikeller.

Hedef dil olan İngilizce, Türkçede olan bazı şeyleri içermiyor: kaçıncı sorusu, bazı zamanlar, bazı nida kelimeleri.

Hedef dil olan İngilizce ile Türkçe arasında cümle yapısı, okuma, sondan ekleme/ek olmaması, ses oluşturmada değişiklikler gibi farklılıkları var.


Buraya kadarki değerlendirmeler teknik. Bir dilin sizin dilinize olan benzerliği işleri kolaylaştırırken, farklılıklar öğrenme süresini uzatabilir.


Gelelim sonraki adımlara.

Hedef dili öğrenmek zorunda mıyım? İngilizce bu gün dünyada hemen hemen herkes için zorunlu ikinci dil. Birçok ülke İngilizce konusunda aşırı bir tavır içinde. Zorla dayatılması onu sevimsiz ya da olduğundan daha zor gösteriyor gözümüze. Bu da öğrenme konusundaki motivasyonu pekala baltalıyor.


Ve son soru. Hedef dil olan İngilizceyi gerçekten öğrenmek istiyor muyum? Ben istiyordum. Dinlediğim şarkıları anlamak, okuduğum kitapları anlamak, yabancı arkadaşlarımla sohbet etmek istiyordum. Dolayısıyla bu İngilizce öğrenmemi kolaylaştırdı. Peki ya istemeseydim?


Üstteki maddeler ne kadar zorlayıcı olursa olsun, eğer bu maddeye cevabınız "evet, istiyorum!" ise, süreç büyük oranda sizin için kolaylaşır. Eğer cevabınız istemiyorum ise bu da aynı oranda süreci zorlaştırır.


Mesela ben 14 yaşında zorunlu olarak Rusça öğrenmeye başladığımda, Rusça öğrenmeyi aslında pek de istemiyordum. Rusça öğrenmem gerektiğini bilmem dışında, Rusça ile ne yapacağımı bilmiyordum. Bu sebepten İngilizceye göre çok daha fazla, ülkesinde, ve sistemik bir eğitimden geçmiş olmama rağmen, çoğunlukla öğrenme süreçlerim söylenmekle baltalandığı için, Rusçam, İngilizceme göre daha zayıf kaldı.


O yüzden diyebiliriz ki dil öğrenme sürecinde arzu, önemli bir yapı taşıdır ve diğer tüm zorlukları aşmaya yardımcı olur.


Peki, istemiyorsak ama öğrenmek zorundaysak ne olacak?


Rusça hikayeme geri dönelim. Bugünlerde Rusçayla aram, lisede olduğundan daha iyi. Şimdi diller benim hedefim ve zamanında bu dili öğrendiğim için artık mutluyum. İleride Rusça ders verme fikri beni heyecanlandırıyor ve B2 Rusçamı C1'e getirebilmek için keyifle çalışıyorum.

Elbette sizin seneler boyu hedef dile yönelik tavrınızı değiştirmeyi bekleyecek zamanınız olmayabilir. Bu durumda tavsiyem araştırma yapın. Zorunluluklarınız haricinde bu dili bilmek size ne katabilir? Bu dilde neye erişmek sizi çalışmaya motive eder?

Aklınıza hiçbir şey gelmezse şunu bilin: Dil bilmek daima iyidir. İnsanlar çabanızı takdir eder, bir dili bir ortamda rahatça konuşabilmek daima takdir toplar. Dil zihni çalıştırır, birçok mental rahatsızlığı önleyebilir. Verimli ve işlevsel bir hobidir. Bir anda karşınıza çıkan bir turiste tak diye yardım edebilmek daima keyiflidir! internette rastgele denk geldiğiniz bir şeyi okuyup anlayabilmek, insana daima yetkin hissettirir. İş alımlarında daima artıdır ( o dili kullanmayacak olsanız bile). Dil öğrenimi asla boşa gitmez.


Motive olun. Motivasyon birçok zor olabilecek dili kolaylaştırırken, yokluğu kolay diyebileceğimiz dilleri öğrenilmez hale getirebilir!


Sonuç


Farklı diller öğrenmek, zorlu ama ödüllendirici bir süreçtir. Doğru kaynaklar ve materyallerle bu süreci daha verimli hale getirebilirsiniz. Yukarıda bahsedilen kaynakları ve yöntemleri kullanarak dil öğrenim yolculuğunuzda ilerleyebilirsiniz. Unutmayın, dil öğrenimi sürekli bir süreçtir ve pratik yapmak her zaman önemlidir. Şimdi, öğrendiklerinizi uygulamak için harekete geçin!

 
 
 

Yorumlar


bottom of page